Mümin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mümin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2008 Salı

MÜSLÜMANLARIN ZORLUK ANLARINDA GÜÇLENEN TESANÜDLERİ


Tarih boyunca peygamberlerin olmadığı dönemlerde, din ahlakını anlatma görevini samimi ve güçlü bir imana sahip olan müminler üstlenmişlerdir. Fakat bu değerli insanlar her dönemde, din ahlakını kendi kurdukları din aleyhtarı ve zalim sisteme bir tehdit olarak gören bazı çevrelerin çeşitli engellemelerine, iftiralarına, sözlü ve fiili saldırılarına maruz kalmışlardır.

Ancak geçmişte de günümüzde de; kötülüğü örgütleyen ve müminlerin tesanüdlerinin bozulması için çaba harcayan bu kişilerin gözardı ettikleri önemli bir gerçek vardır:

Allah'ın rızasını kazanmak için yaşayan Müslümanlar, zorluk anlarında iman etmeyenler gibi ittifaklarını bozup dağılmaz, aksine böyle zamanlarda Allah’ın izniyle daha güçlü kenetlenerek tesanüdlerini arttırırlar.

Müminler Allah'tan korkup sakınan, tüm insanlara daima dostane bir hoşgörüyle yaklaşan, çevrelerine hep huzur, neşe veren, güven hissettiren, daima adaleti gözeten, her türlü haram fiilden kaçınan güzel ahlaklı insanlardır. Dünyevi hırsları olmadığı için, kimseyle çıkar hesabı içinde olmazlar. Aksine fedakar, alçakgönüllü ve kanaatkardırlar. Ancak bu seçkin özelliklerine rağmen, din ahlakını yaymak için gerçekleştirdikleri ilmi mücadele boyunca, bazı kimselerin şiddetli düşmanlıkları ve saldırıları ile karşı karşıya kalırlar. Söz konusu bu kişilerin müminlere duydukları düşmanlığın altında yatan asıl neden ise, Allah'a ve din ahlakına olan düşmanlıklarıdır. (Allah’ı tenzih ederiz.) Bu düşmanlıklarının sonucu olarak, iman edenlerin tebliğ faaliyetlerini engellemeye çalışır, müminlere tuzaklar ve komplolar hazırlar, alaycı ve iftira dolu sözleri çeşitli yöntemlerle toplum içinde yaymaya çalışarak onlara zulmetmeye çalışırlar. Günümüzde de sürdürülen bu baskı yöntemleriyle iman edenleri sözde yıldırmaya, hak yoldan vazgeçirmeye ve tesanüdlerini bozup dağılmalarını sağlamaya çalışırlar. İman etmeyenlerin, tarih boyunca bir kez bile sonuç vermemiş olan bu düşmanlıklarını Allah bir ayetinde şöyle bildirir:

"Eğer sizi ele geçirecek olurlarsa size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatırlar. Onlar sizin inkar etmenizi içten arzu etmişlerdir." (Mümtehine Suresi, 2)

Ancak din ahlakının yaşanmasını ve yayılmasını engellemek isteyen bu kişiler, önemli bir noktayı göz ardı etmektedirler. Müminlerin gerçek bir dostluk ve ittifaka vesile olan tesanüd bağının kaynağı, samimi imanlarıdır. İman sahipleri birbirlerini, araya hiçbir çıkar ya da menfaat beklentisi katmadan, halis niyetle ve sadece Allah rızası için sever, Allah rızası için birbirlerinin dostu olurlar. Bu dostluklarıyla, sağlam bir ittifakın temelini oluştururlar. İman etmeyen insanları imrendiren de zorluk anlarında daha da kuvvetlenen bu ittifaktır. Temeli Allah sevgisine ve Allah korkusuna dayalı olan bu bağın bozulması, Allah’ın izniyle hiçbir şekilde mümkün değildir. Yüce Allah iman edenlerin, Kendi yolunda birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak hareket ettiklerini şöyle bildirmiştir:

"Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak mücadele edenleri sever." (Saff Suresi, 4)



www.HarunYahya.tv